|
İSLAMİYET'TEN ÖNCEKİ TÜRK DESTANLARI
SAKA DEVRİ DESTANLARI
A) ALP ER TUNGA DESTANI: MÖ 7. asırda Türk-İran
savaşlarında ün kazanmış, İran ordularını defalarca mağlup etmiş
bir Türk hükümdarını anlatır. Bu hükümdar daha sonra İranlılarca
hile ile öldürülmüştür. Onun İran destanlarındaki adı
Afrasyap'dır. Alp Er Tunga'nın ölümünde söylenmiş bir sagu
Divan-ı Lügat'it Türk'te bulunmuştur. Ancak bununla ilgili asıl
bilgi Şehname adlı İran destanında vardır.
B) ŞU DESTANI: Şu adındaki bir hükümdarın Büyük
İskender'in Türk illerine yürüyüşü sırasında onunla yaptığı
savaşları anlatır. Sonunda Şu İskender'le anlaşır ve Balasagun
yöresine yerleşir. Bazı Türk boylarının adlarının nereden
geldiğini izah yönüyle önemlidir. Eski Saka devletinin
hükümdarlarına "ŞU" adı verilmesi dolayısıyla, bu destan Saka
destanı olarak da bilinir.
HUN-OĞUZ DESTANLARI
A ) OĞUZ KAĞAN DESTANI: Oğuz Kağan adlı bir
hükümdarın savaşlarının anlatıldığı en önemli Türk
destanlarındandır. MÖ 2. asırda doğmuştur. Bu eserde Oğuz
Kağanın halkına bazı hedefler göstermesi bakımından önemlidir.
B) ATTİLA DESTANI: Batı Hun hükümdarı
Attila'nın fetihleri etrafında oluşmuştur. MS 5. yüzyılda
Avrupa'ya korkulu yıllar yaşatan Attila, Rusya'dan Fransa'ya
kadar bütün Avrupa'yı almış, Roma'ya kadar uzanmıştır. Evlendiği
gece çok içtiğinden burun kanamasıyla ölmüştür. Destanda onun
ölümüyle ilgili söylenen ağıtta bir ölüm feryadı değil,
kahramanlıkları anlatılmaktadır.
GÖKTÜRK DEVRİ DESTANLARI
A) BOZKURT DESTANI: Destanın esası yok olma
felaketine uğrayan Gök-Türk soyunun yeniden dirilip çoğalmasında
bir Bozkurtun Anne kurt olarak etkili olmasıdır.
B) ERGENEKON DESTANI: Düşmanları tarafından
yenilen Türkler, yok olma aşamasına gelmişlerdir. Düşmanın
elinden kaçabilen iki aile, yolu izi olmayan Ergenekon'a gelmiş
orada dört yüzyıl büyüyüp çoğalmışlar ve önlerinde yol
almalarını engelleyen bir demir dağı eritip Ergenekon'dan
çıkmışlardır; atalarının düşmanlarını yenip Gök-Türk devletini
kurmuşlardır. Destanın en önemli özelliği tarihle benzerlik
göstermesidir. Türklerin demiri işleyen ilk kavimlerden olması
da önemlidir.
UYGUR DEVRİ DESTANLARI
A) TÜREYİŞ DESTANI: Destana göre eski Hun
hükümdarının iki kızı vardı. Hükümdar, kızlarının Tanrılarla
evlenmesini istiyordu. Bu yüzden onları insanlardan uzak bir
yere bıraktı. Tanrı nihayet Bozkurt şeklinde geldi ve kızlarla
evlendi. Bu evlenmeden Bozkurt ruhu taşıyan Uygur çocukları
doğdu.
B) GÖÇ DESTANI: Uygur hükümdarlarının
Çinlilerle savaşmamak için Çin prensesiyle evlenmek istemesi ve
Çinlilerin bu prenses karşılığımda Türkçede kutsal sayılan bir
taşı almalarını anlatır. Taş Çinlilere verilince Uygur ülkesine
felaket çöker. Uygur halkı Beş Balıg denilen yere yerleşir.
Destanın en önemli özelliği değersiz bir taş parçasının bile
hiçbir şey uğruna düşmana verilmeyeceği inancını anlatmasıdır.
TÜRK DESTANLARINDAKİ MOTİFLER / TOTEMLER1-IŞIK: Bu motif destanların kuruluşunda kutsiyetten kaynaklanan hayat verici bir özelliğe sahiptir. Destanların büyük kahramanları; bu kahramanlara kadınlık ve mukaddes Türk çocuklarına annelik yapan kadınlar ilahî bir ışıktan doğarlar. Şamanist inanca göre yerden on yedi kat göğe doğru gittikçe aydınlanan bir nur âlemi vardır ki bunun on yedinci katında bütün göz kamaştırıcı ışığıyla Türk Tanrısı oturur. Yeryüzünde iyilik yapan ruhlar da bir kuş şeklinde bu nur âlemine uçarlar. 2-RÜYA: Destanın bütününü etkileyen ve destan kahramanlarının hareket alanını belirleyen bir motiftir. Bir mücadele üzerine kurulu destanlarda kazanılacak başarı veya yaşanacak bir felaket düş yoluyla önceden öğrenilir. Kadercilik anlayışı düş motifiyle destanlarda işlenir. 3-AĞAÇ: Destanlarda ağaç motifi üç yönüyle yer alır: Sığınak (Oba), Ana ya da Ata, varlığı, devleti temsil eden sembol. İnsanlığın yaratılışı hakkındaki Türk düşüncesine göre Tanrı, yeryüzündeki dokuz insan cinsini, bu insanlardan önce yarattığı dokuz dallı ağacın gölgesinde barındırmıştır. 4-KIRKLAR: Bu motif, kahramanlar etrafındaki gücü temsil eder. Kırk sayısı bazı eşya ve davranışları sınırlar. Oğuz Kağan'ın kırk günde yürümesi, konuşması gibi. Kırk sayısı görünmez aleminden gelen koruyucu, güç verici kutsiyete erişmiş şahısları da simgeler. 5-AT: At destanlarda önemli bir konuma sahiptir. Bunun temelinde göçebe kültürün yarattığı zorlayıcı koşullar vardır. Ata bir tür dinsel totem özelliği kazandıran şamanist inançtır. At, kahramanın başarıya ulaşmasında en etkin güçtür. Sahibini korur, ona yol gösterir, tehlikelere karşı uyarır. 6-OK-YAY: Destanlarda maden isimlerinin sıkça geçmesi Türklerin savaşçı bir ulus oldukları kadar savaş aracı üretmede de usta olduklarını gösterir. Destanlardaki maden isimleri tamamiyle Türkçe'dir. Bu da Türklerin çok eskiden beri madencilikle uğraştıklarının delilidir.Ok- yay motifi destanlarda sadece savaş aracı olarak geçmemiş, Türk üstünlüğünü ifade etmiş, hukuki bir sembol haline gelmiştir. 7-MAĞARA: Bu motif destanlarda sığınak ve ana karnını temsil eder. Bazen de ilahî buyruğun tebliğ edildiği yer olarak karşımıza çıkar. 8-AK SAKALI İHTİYAR: Destanlarda hakanların akıl danışıp öğüt diledikleri gün görmüş yaşlılar vardır.Derin tecrübeli bu kimseler, geç hakanlara yol ve iz gösterirler. Bu, Türklerin alimlere mukaddes insan gözüyle bakıp ilme değer verdiklerini gösterir. 9-YADA TAŞI: Bu taş destanlarda millî birlik ve bütünlüğü, halkın mutluluğunu ve devletin idealini temsil eder. Bu taş ülkeden çıkarıldığında birlik ve bütünlük bozulur ve kıtlık baş gösterir.
DESTAN DÖNEMİ
DESTAN ve ÖZELLİKLERİ
Destanlar henüz aklın ve bilimin toplum hayatına tam
anlamıyla hâkim olmadığı ilk çağlarda ortaya çıkmış sözlü
edebiyat ürünleridir.
Milletleri derinden etkileyen tarihî ve sosyal olayları anlatan edebî eserlere destan adı verildiğini biliyoruz. Bu tür edebî eserler deprem, bulaşıcı hastalık, kuraklık, kıtlık, yangın, göçler, savaşlar ve istilâlar gibi önemli olayların etkisiyle tarihin eski çağlarında meydana gelmiştir. Destanlar üç safhada oluşur: a) Doğuş Safhası: Bu safhada milletin hayatında iz bırakan önemli tarihî ve sosyal olaylar, bu olaylar içinde yüceltilmiş efsanevî kahramanlar görülür. b) Yayılma Safhası: Bu safhada, söz konusu olay ve kahramanlıklar, sözlü gelenek yoluyla yayılır. Böylece bölgeden bölgeye ve nesilden nesle geçer. c) Derleme (yazıya geçirme) Safhası: Bu safhada, sözlü gelenekte yaşayan destanı, güçlü bir şair, bir bütün hâlinde derleyip manzum olarak yazıya geçirir. Çoğu zaman bu destanların kim tarafından derlendiği ve yazıya geçirildiği belli değildir.
Destan Çeşitleri
a) Tabiî Destan: Toplumun ortak malı olan
ve birtakım olaylar sonucu kendiliğinden en oluşan
destanlardır.
b) Yapma Destanlar: Bir şairin, toplumu
etkileyen herhangi bir olayı tabiî destanlara benzeterek
söylemesi sonucu oluşan destanlardır.
DESTANLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ 1- Anonimdirler.
2- Genellikle manzumdurlar. Az olmakla beraber nazım-nesir
karışık olan destanlar da vardır. Bazıları, manzum şekilleri
unutularak günümüze nesir hâlinde ulaşmıştır.
3- Olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir.
4- Destan kahramanları olağanüstü özelliklere sahiptir.
5- Destanlar, tarihî ve sosyal olaylardan doğarlar. Bu
eserlerde genellikle, yiğitlik, aşk, dostluk, ölüm ve yurt
sevgisi gibi temalar işlenir.
Bir edebiyat türü olan destan, zamanla asıl anlamını
yitirmiş, âşık edebiyatında savaşları, ünlü kişileri, gülünç
olayları anlatan eserlere de destan denilmiştir. Türk
destanları iki gruba ayrılır: İslamiyetten önceki destanlar
ve İslamiyetten sonraki destanlar.
|
||