Günlük Türünün Özellikleri
Kişisel hayatı konu alan bilgilendirici metinlerden biri olan günlükler; birinci kişi
ağzından yazılan, kısa ve öznel yazılardır. Yazarının kişiliğini, görüşlerini ve iç dünyasını
yansıtan günlükler yazıldığı andaki duygu ve düşünceleri değişikliğe uğramadan günümüze taşıdıkları için başka yazı türlerine göre daha içten ve inandırıcıdır.
Günlükler, yazarının yaşamına, yaşadığı döneme ayna tutar. Günlüklerde konuşma
diline yakın bir dil kullanılır. “Öyküleyici” anlatım biçimi ve “iç konuşma” tekniğinden
yararlanılır. Bu tür yazılarda gözlemin önemli bir yeri vardır. Günlükler içe dönük ve dışa
dönük olmak üzere ikiye ayrılır.



İçe dönük günlük: Kişilerin duygularını anlattığı günlüklerdir. Bu tür günlüklere
özel günlük ya da ruhbilimsel günlük de denir. Yazar kendi iç dünyasından bahseder ve
bir bakıma kendi kendisiyle konuşur gibi yazar. Okuduğu bir kitaptan, bir dostundan ya
da arkadaşından bile söz ederken sürekli olarak kendini öne çıkarır.
Dışa dönük günlük: Dış dünyadaki olayların anlatıldığı günlüklerdir. Yazar; içinde
yaşadığı dünyayı, o dünyadaki insanları ve olayları, kendi gözüyle anlatır. Bu tür günlükler yazıldığı dönemi yansıttığı için birer belge değeri taşır.
Kimi roman ve öykülerde “günlük”, bir anlatım biçimi olarak kullanılabilir. Örneğin; Çalıkuşu romanı günlük türünde yazılmış bir romandır. Reşat Nuri Güntekin bu
eserinde Feride adlı bir genç kızın hayatla olan mücadelesini anlatır. Bu tekniği kullanan
bir başka yazar da Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Yazar “Yaban” romanında I. Dünya
Savaşı’nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı’nın sonuna kadar olan sürede bir Anadolu
köyünde köylüleri, köyün durumunu ve Millî Mücadele’ye ilişkin tavırlarını anlatır. Bir
başka eser de Peride Celâl’in “Evli Bir Kadının Günlüğü” adlı eseridir. Yazar; 1970’lerdeki
evli kadınların evliliğe ve kendi konumlarına bakışına ışık tutar. Ayrıca o gün ile günümüz arasındaki dramatik farkı ortaya koyar. Nazım Hikmet’in Piraye’ye Mektuplar, bu
tekniği kullanan bir başka eserdir.
Türk Edebiyatında Günlük
Günlük yerine “günce, jurnal, ruzname, muhtıra, hatıra defteri” de kullanılır. Bazı
olayların günlük biçiminde anlatıldığı seyahatnameler, sefaretnameler ve ruznameler bu
türün ilk örnekleri sayılabilir. Batı edebiyatındaki biçim ve içeriğiyle Türk edebiyatında
yer alması Tanzimat Dönemi’ndedir. Ancak Cumhuriyet Dönemi’ne kadar bir tür olarak
pek fazla gelişme gösterememiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ömer Seyfettin, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay gibi yazarların günlüklerinden alınmış bazı bölümler çeşitli
gazete ve kitaplarda yayımlanmışsa da bu dönemde tümüyle günlük metinlerinden oluşan
eserler yayımlanmamıştır. “Günlük” terimini ilk defa kullanan Falih Rıfkı Atay olmuştur.
Türk edebiyatında günlük türü, 1950 yılında Nurullah Ataç’ın bir gazetede günlük türündeki yazıları ile gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Türk edebiyatındaki önemli günlükler ve
yazarlarından bazıları şunlardır:
Direktör Ali Bey: Seyahat jurnali
Nurullah Ataç: Günce, Uçuş Günlüğü, Gazi
Günlüğü, Avusturya Günlüğü
Salah Birsel: Günlük, Kuşları Örtünmek, Nezleli
Karga, Bay sessizlik, Aynalar Günlüğü
Oğuz Atay: Günlük
Cemal Süreya: Günler
Oktay Akbal: Yeryüzü Korkusu, Geçmişin
Kuşları, Anılarda Görmek
Falih Rıfkı Atay: Yolculuk Defteri
Tomris Uyar: Gündökümü, Sesler, Yüzler,
Sokaklar, Günlerin Tortusu
Cemil Meriç: Jurnal
Muzaffer Buyrukçu: Arkası Yarın




Yorum Gönder


Benzer Yazılar


12. Sınıf 1. Dönem 1. Yazılı Soruları 2018-2019 eğitim-öğretim […]

ciz

Mustafa Kutlu’nun yazdığı Uzun Hikâye adlı kitap hakkında bilgi […]

ciz

Arap İhsan ile Alibaz bir gemide tanışırlar. Alibaz, Arap […]

ciz

Kaside, divan şiirinde din ve devlet büyüklerini övmek için […]

ciz