Halk hikâyesi. Halkın ortak malı olan halk hikâyeleri, göçebe hayattan yerleşik hayata geçişin ilk ürünlerindendir. Halk hikâyeleri, zaman ve coğrafyanın etkisiyle efsane, masal, menkıbe, destan vb. ürünlerle beslenerek o dönemde uzun soluklu olayların anlatıldığı metinlerin yerini tutmuştur. Bu türün gelişiminde tarihî olayların ve dinin de etkisi vardır.


Halk hikâyelerinin konuları genellikle aşk (Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Âşık Garip Hikâyesi…) ve kahramanlıktır (Köroğlu vb.). Bazen de her iki konu birlikte işlenir (Kirman Şah, Yaralı Mahmut…). Hikâyeleri ortaya çıkaran olaylar, gerçek ya da gerçeğe yakındır. Bu nedenle ortaya çıktıkları dönemin tarihî olayları bazen aynı şekilde bazen de hikâye gerçekliği içinde yer alır. Kaynağı Türk, Arap-İslam ve Hint-İran olan, büyük ölçüde meddahlar ve saz ustası âşıklar tarafından anlatılan halk hikâyelerinde ezgi ve şiir iç içedir. Bu sözlü dönem ürünlerinde konuşma dilinin özellikleri görülür.

Halk hikâyelerinde her zaman bir engel vardır. Bu engel Kerem ile Aslı hikâyesinde olduğu gibi sevenleri birbirinden ayırır. Sevenler mezarlarında da rahat kalamazlar; bir çalı dikeni, bir böğürtlen otu olur; iki sevdalının, iki gül fdanının arasında biter. Bugün Anadolu’nun birçok köy, kasaba ve ilinde halk hikâyelerinin kahramanlarına ait olduğu düşünülen makamlar, türbeler vardır.


Aslı ile Kerem hikâyesinde adı geçen Kerem, XVII. yüzyıl başlarında yaşadığı sanılan bir saz şairidir. Doğu Anadolu’da halk hikâyeleri geleneğini sürdüren âşıklar arasında Kerem’in Aslı’yı aramak üzere gurbete çıkış tarihi XVII. yüzyılın başları olarak gösterilmektedir. Kerem ile Aslı hikâyesinin ne zaman yazıya geçirildiği belli değildir.

Halk hikâyelerinde olduğu gibi bu hikâyede de baştan sona kadar nazım ve nesir karışık olarak verilmiştir. Olaylar nesirle, duygular nazımla anlatılmıştır. Kerem, gerçek bir kişi olmakla birlikte onun başından geçmiş gibi gösterilen olayların çoğu olağanüstü bir özellik taşımaktadır. “Aldı Kerem, deyip kesti, yola revan oldu” gibi halk hikâyelerinde kullanılan kalıplaşmış sözler bu hikâyede de sıkça tekrarlanmıştır.





Yorum Gönder


Benzer Yazılar


Roman; yaşanmış ya da yaşanması mümkün olay veya durumların […]

ciz

İlk resmi gazete: Takvim-i Vakâyi İlk yarı resmi gazete: […]

ciz

11. Sınıf 1. Dönem 1. Yazılı Soruları 2018-2019 eğitim-öğretim […]

ciz

Tariz (İğneleme): Bir sözü, tersini kastederek kullanma sanatıdır. Bir […]

ciz