Arapça “methetmek” kökünden gelen meddah, “methedici”, “övücü”anlamlarının yanında “Peygamberin övücüsü” anlamında da kullanılır.

Sözlü edebiyat geleneğimizin oluşmasında önemli katkıları olan “ozanlar”, saz eşliğinde çeşitli olayları hikâyeleştirerek anlatmışlardır. Bunlar anlattıkları hikâyelerde dramatizasyona da yer vererek günümüzdeki meddahların öncüsü olmuşlardır. Kendilerine ait özel kıyafetleri olmayan meddahlar, omuzlarında bir mendil (makreme) ve bir değneği aksesuar olarak kullanmak suretiyle her şekle ve kılığa girerler. Mendil ile zaman zaman terini silen meddah, bu aksesuarından çeşitli tiplemeleri canlandırmak ve değişik ses taklitlerini
yapmak için yararlanır.

Günümüz modern tiyatrosunda tek kişilik oyunların ilk örneği sayılan meddah, geleneksel tiyatrolarımızdan Karagöz ve orta oyunu ile ortak yönleri bulunmasına karşılık,
hayalin genişliği, konularının zenginliği açısından onlardan ayrılır. Meddah, tek kişilik
bir oyunu canlandırdığı için bütün yük onun omuzlarındadır. Meddah, konuştuğu kişilerin ağızlarını taklit etmenin yanında çeşitli hayvan ve tabiat seslerini de taklit eder.
Anlattığı olayın geçtiği yeri, sözünü ettiği kişilerin fiziki ve ruhi durumlarını da seyirciye anlatmak zorundadır. Meddahın, bu anlatımlarını seyircilerin gözünde olabildiğince
canlandırmak için kullandığı değnek; kimi zaman kapı çalma aracı, kimi zaman silah, kılıç, kimi zaman da dikkati toplamak ve anlatımdaki geçiş bölümlerini belirlemede yardımcı rol oynar.



Meddahlar, hikâyelerini aktarırken zaman zaman anlattığı bir olayın dışına çıkıp
seyircinin dikkatini bir an için başka bir noktaya çeker. Böylece asıl anlattığı hikâyenin
merak unsurunu daha da artırmış olur. Bu yöntem, günümüz modern tiyatroda da kullanılmaktadır. Meddahlar hikâyelerine genellikle aynı tarzda başlarlar. Bir iskemle ya da
taburenin üzerine oturan meddah, “Hak dostum Hak!” diye söze başlayarak, ya bir divan okur veya bir tekerleme söyler. Bu başlangıçtan sonra halk hikâyelerindeki döşemeye
benzeyen, hikâyenin geçtiği yer, dönem, kişiler ve bu kişilerin toplumsal ve ekonomik
durumlarının anlatıldığı açıklama bölümüne gelinir. Bu bölümde kimi zaman devrin ileri
genelenlerinin de övüldüğü görülür. Açıklama bölümünün arkasından meddah asıl hikâyesini anlatmaya başlar. Sonuçta ise çoğu kez ise bir kıssadan hisse bulunur.

Meddah’ın birçok yazar üzerinde etkisi olmuştur. Ahmet Midhat Efendi, Şemsettin
Sami ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın meddah üslubunu hikâye ve romanlarına uyguladığı
gibi bazı tiyatro yazarları da meddah hikâyelerinden yararlanmışlardır. Özellikle Tanzimat’tan sonra yazılan birçok tiyatro eserinin konuları ile meddah hikâyelerinde anlatılan
konuların uyuştuğunu görülür.



Günümüzde meddahlık tamamen kimlik değiştirmiş “Stand-up” adı verilen bir gösteriye dönüşmüştür.




Yorum Gönder


Benzer Yazılar


9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabı. İndirmek […]

ciz

Yazma Süreci Yazma; önceden belirlenmiş bir konuda duygu, düşünce […]

ciz

A. SIFAT ÇEŞİTLERİ Niteleme Sıfatları Niteleme sıfatları isimlerin durumlarını, […]

ciz

Destanlar; savaş, göç ve doğal yıkımlar gibi önemli olayların […]

ciz