Mektup Türünün Genel Özellikleri
Mektuplar, insanların duygu ve düşüncelerini, çevre-lerinde olup bitenleri, uzaklardaki yakınlarına samimi bir üslupla kâğıda dökerek anlattıkları yazılardır. Mektuplar yazıldıkları dönemlere ışık tutan önemli belgeler, tarihî kaynaklardır. Mektupta kullanılacak anlatım, mektubu okuyacak kişinin kültür düzeyine göre olmalıdır.
Arkadaşa yazılacak bir mektupta kullanılacak dil, bir büyüğe yazılacak mektuptaki
dilden farklıdır.
Mektup bugünkü iletişim araçlarının olmadığı zamanlarda insanlar tarafından yaygın bir şekilde kullanılan, haberleşmeyi sağlayan tek iletişim aracıdır. Mısır firavunları ile
Hitit krallarının diplomatik mektupları bilinen ilk mektup örnekleridir. Batı edebiyatında
ilk mektup örnekleri, Yunan edebiyatında görülmüş Latin edebiyatında yaygınlaşmıştır.



17. yüzyılda gelişen mektup 19. yüzyıldan sonra edebî tür olarak büyük bir önem kazanmıştır.
Bütün dünyada olduğu gibi bizde de mektubun önemli bir yeri vardır. Fuzuli’nin
Şikâyetname’si bu türün ilk örneğidir. Ayrıca tarihî şahsiyetler arasında da mektup yazma
geleneği vardır: Kanuni ile Hürrem Sultan, II. Beyazıd ile Cem Sultan arasındaki mektuplaşmalar vb.
Divan edebiyatında mektup denildiğinde akla ilk gelecek eserler münşeatlardır. Divan
edebiyatında nesir biçimindeki yazıya inşâ, nesir yazarına da münşi denir. Nesir hâlindeki
yazıların bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere ise münşeat denir. Münşeat’larda resmî ve özel mektuplara geniş yer verilir. Bunlar, yazı hüneri göstermek amacıyla, çok süslü ve ağır bir dille yazılmış yazılardır. Edebiyatımızda mektup türü, Tanzimat
Edebiyatı Dönemi’nde gelişmeye başlar. Özellikle Abdülhak Hamit ile Namık Kemal’in
birbirlerine yazdıkları mektuplar, bu gelişmenin önemli örnekleridir. Bilim, edebiyat ve siyaset adamlarının mektupları, çağının özelliklerini yansıttığı için birer “belge” niteliği
de taşır.
Tanzimat Edebiyatı Dönemi’nde Şinasi’nin öncülüğüyle başlayan düz anlatım akımı,
mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.
Türk edebiyatında özel mektupların herhangi bir yazı veya kitap içinde veya bir kişiye ait toplu olarak yayımlanması da yine Tanzimat Dönemi’ndedir. Mektup,Cumhuriyet
Dönemi’nde daha da yaygınlaşmıştır.
Özel mektuplar, resmî mektuplar, iş mektupları ve elektronik mektuplar olmak üzere dört tür mektup vardır.
Özel mektuplar; birbiriyle yakın tanış insanlar ve eş dost arasında yazılan mektuplardır. İsteğe bağlı yazılabilir. Bu tür mektuplarda doğal ve samimi anlatım ön plandadır.
Sanatçı ve edebiyatçıların daha çok genel konular üzerinde yazdıkları özel mektuplara
‘edebi mektup’ denir.


Özel mektuba konu yönünden bir sınır çizilemez. Dostlar, arkadaşlar, akrabalar vb.
arasında konuşulabilecek her tür konuda özel mektup yazılabilir.
Ele alınan konunun niteliği ve mektubun göndericisi ile alıcısının birbirlerine karşı özel durumları, mektubun dil ve anlatım özelliklerini belirleyen ana etkenlerdir. Her
mektup aynı üslupla yazılmaz. Özel mektuplarda konu dışına çıkılmamalı, alıcıyı ilgilendirmeyecek ayrıntılara yer verilmemelidir. Duygu ve düşünceler; kısa cümlelerle, duru,
yalın, özentisiz, içten ve anlaşılır bir dille anlatılmalıdır. Mektuplarda giriş, gelişme ve
sonuç bölümlerinin olması bir zorunluluk değildir plan dahilinde yazmak yalnızca anlatmayı ve anlamayı kolaylaştırır. Giriş bölümü, mektubun yazılış nedeninin belirtildiği
bölümdür. Bu neden, genellikle özlem ve merak bildiren cümlelerle ortaya konur. Gelişme bölümü mektupta asıl anlatılmak istenenlerin ortaya konduğu, ayrıntılara girildiği
bölümdür. Mektup sevgi, saygı ve iyi dileklerin bildirildiği sonuç bölümüyle tamamlanır.

Özel Mektupların Biçim Özellikleri Şunlardır
1. Mektup, temiz ve düzgün bir kâğıda, siyah ya da mavi mürekkepli bir kalemle yazılır. Günümüzde mektupların bilgisayarla yazılması hoş karşılansa da en doğrusu özel
mektubun elle, mümkünse el yazısıyla yazılmasıdır. Mektup kâğıdının beyaz ve çizgisiz olması gerekir.
2. Mektubun yazıldığı yer ve tarih, kâğıdın sağ üst köşesine yazılır.
3. Mektup bir hitap sözüyle başlar. Bu hitap, mektup yazılan kişiyle mektubu yazan kişi
arasındaki özel durum dikkate alınarak belirlenir. Hitaplarda her kelime büyük harfle
başlar ve hitap sözünden sonra virgül konur. Sevgili Kardeşim, Aziz Dostum,
Değerli Arkadaşım, …
4. Mektubu yazan kişinin ismi mektubun sağ alt köşesine yazılır; ismin yazıldığı yerin
üstüne imza atılır.



5. Mektubu yazan kişinin adresi sol alt köşeye yazılır
6. Zarfın üzerine gönderenin adresi sol üst köşede, alıcının adresi ise sağ alt köşede yer
alacak şekilde yazılır. Adreste yer alan her kelime büyük harfle başlar ve adres bilgileri
okunaklı bir yazıyla yazılır.
Resmî mektuplar; devlet kurumlarının aralarında veya kişilerle devlet kurumları arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda anlatım ciddi ve saygılıdır. Konu dışındaki bilgi ve istekler yer almaz. Dilekçeler bir tür resmî mektup olarak da kabul edilebilir.
Bu tür mektuplar A4 kâğıdına olabildiğince kısa, öz bir şekilde, ciddi bir dil ve anlatımla
daktilo veya bilgisayarla yazılır. Resmî mektup üst makama yazılmış ise “arz ederim”, alt
makama yazılmışsa “rica ederim” ifadesiyle sona erer.
İş mektupları; özel kurumların arasında veya kişilerle kurumlar arasında yapılan
mektup yazışmasına iş mektubu denir. Kısaca ticari bir konuda bir dileği bildirmek için
yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda anlatım kısa ve öz olmalı; açık, anlaşılır ve kesin ifade kullanılmalıdır. İş mektupları firma adının yazılı olduğu kâğıtlara genellikle daktilo ya da bilgisayarla yazılır.
Elektronik mektuplar; kullanıcıların elektronik ortamda haberleşmek için kullandıkları servislere verilen genel addır.




Yorum Gönder


Benzer Yazılar


Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışındaki varlık ve kavramlara insana ait […]

ciz

Mesnevi, İran edebiyatından alınmış bir nazım biçimidir. Beyitlerden oluşan […]

ciz

Eleştiri (tenkit), bir sanat yapıtının iyi ve kötü yönlerini […]

ciz

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri: 16. yüzyıldan itibaren Anadolu’da […]

ciz