M.ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ 11/A SINIFI 1. DÖNEM 2. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR
1- Ahmet Kutsi Tecer.
2- Garip hareketi (Birinci Yeni)
3-Toplumsal Gerçekçiler: Birinci ve İkinci Yeni hareketine tepki olarak sosyal olaylara ve toplumsal gerçeklere yöneldiler. Eserlerinde köy hayatını ve köylülerin sorunlarını ele aldılar, yurt gerçeklerini savundular. Özellikle hikaye, roman türünde başarılı eserler verdiler.
Kemal Tahir, Orhan Kemal gibi toplumcu yazarlar, evrensel ve geniş ufuklu eserler vermişlerdir.
4-Verilen sereler ve yazarları:
Sisler Bulvarı: Attila ilhan
Vazgeçemediğim: Orhan Veli
Sessiz Gemi: Yahya Kemal
Fetih Marşı: Arif Nihat Asya
Memleket Hikayeleri: Refik Halit Karay
5-Kelimelerin anlamları:
dalyan: Balık tutmak amacıyla kıyılara yakın mesafede kurulan sabit ağ sistemi.
Çıngırak: Çanın küçüğü.
Itır:Güzel koku.
6- Ahmet Muhip
Dıranas’ın sanatı ve kişiliği:
Dranas'ın şiiri biçim bakımından kendinden öncekilere benzerse de dil ye imge
bakımından onlardan çok farklıdır. Bu kalıplar içinde kalarak Türk şiirine
değişik bir anlatım, taze bir ses ve ahenk getiren şair, çağın sorunlarına karşı
ilgisizdir. Süsten arınmış söyleyişi, yalın ve sade dili, şiir sezgisi ve şiir
kurma gücüyle içindeki duyguları yansıtmağa, güzel günlerin anılarını
tazelemeğe, bunlarda bir yaşama sevinci bulmağa çalışır. Dranas'ın insan
hakkındaki görüşü karamsardır.
A. Muhip Dranas'ın bütün şiirlerinin özü sevmek, yaşamak ve ölüm kavramlarıdır
denebilir. O bu üç temayı «bir büyük şarkı» bütünlüğü içinde ve güzellikler
halinde, ama sade bir anlatımla dile getirir.
Ahmet Muhip Dranas, hece
ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek
gelenekselde çağdaşlığı yakalayan, çağrışım gücü yüksek; yurdu, insanı ve doğası
ile barışık; alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazdı.
7- Son Dönem Türk edebiyatında bağımsız kalan sanatçılar: Arif Nihat asya, Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil,Fazıl Hüsnü Dağlarca, Cahit Sıtkı Tarancı…
8- Zarf (Belirteç) Tümleci : Yüklemi zaman, durum, miktar, ölçü, yer yön ve soru yönünden gösteren sözcük ya da sözcük öbekleri cümle içinde zarf tümleci görevi yapar.
İnsan düşündüklerini açıkça söyleyebilir. (Nasıl söyleyebilir?)
Damlaya damlaya göl olur. (Nasıl göl olur?)
Olanları ağlaya sızlaya anlattı. (Nasıl anlattı?)
O acılı haberi duyunca çok üzülmüştü. (Ne zaman üzülmüştü?)
Tren on beş dakika sonra burada olur. (Ne zaman burada olur?)
Gelecek ay yeni bir araba alalım. (Ne zaman alalım?)
Biraz bekleyip aşağı indim. (Ne yöne?)
Az önce dışarı çıktı. (Ne tarafa?)
Korkudan bir adım geri çekildim. (Ne yöne?)
9- Verilen cümledeki ikilemeler ve görevleri:
gün be gün - eski püskü - ses seda - toz toprak : dolaylı tümleç
İn cin : özne
Büyüklü küçüklü : dolaylı tümleç
Sıra sıra : zarf tümleci
10-Verilen cümleyi ögelere ayrılması:
Çocuklar, okulun penceresinden maçı seyrettiler.
Özne DT B.li N Yüklem
Verilen cümlelerdeki isim tamlamaları şu şekilde gösterilebilir:
Deniz sesi bir melodi gibi geliyordu kulağıma.
B.siz İ.T.
Vurur, deryalara ışığı adaların.
M.ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
11/B SINIFI 1. DÖNEM 2. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR
1-Attila İlhan
2-Serenat: Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konserdir.
Serenat adlı şiirin şaire de Ahmet Muhip Dıranas’tır.
3-Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile Garip hareketini başlatmışlardır.
Orhan Veli, hikâye, eleştiri ve deneme türlerinde eser vermiştir.
4- Verilen kelimelerin anlamları:
gonca :Tomurcuk halde olan gül.
gramafon :Plak üzerine kaydedilmiş sesleri tekrarlamaya yarayan alet.
hınzır: domuz.
5-1940 sonrası edebiyatımızda ortaya çıkan edebi topluluklar şunlardır:
a)Garipçiler
b)Toplumcular
c)Köy Gerçeklerini Dile Getirenler
d)Varoluşçular
e)Hisarcılar
f)İkinci Yeniciler
g)Bağımsızlar
6-Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı’nın Dönemleri
1)Tanzimat Edebiyatı
2)Serveti Fünun Edebiyatı
3)Fecri Ati Edebiyatı
4)Milli Edebiyat
5)Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
a)1940 yılına kadar Türk edebiyatı
b)Son dönem Türk edebiyatı
7-Aşağıdaki eserlerin sanatçılarını karşılarına yazın?
Memleket ve Gurbet Hikayeleri: Refik Halit Karay
Kaldırımlar: Necip Fazıl Kısakürek
Üç Şehitler Destanı: Fazıl Hüsnü Dağlarca
Han Duvarları:Faruk Nafiz Çamlıbel
Koçyiğit Köroğlu :Ahmet
Kutsi Tecer
8-İki Çeşit Özne Vardır :
Gerçek Özne : Yüklemde bildirilen eylemi ve yargıyı yapan, yerine getiren veya üstlenen varlık ve nesnedir. Örnek : Divan edebiyatında işlenen konular, genellikle soyuttur. (Soyut olan ne?)
Gerçek Özne Yüklem
Hiçbir şair, hiçbir hikayeci yalnız bugün için yazmaz. (Yazmayan kim?)
Gerçek Özne Yüklem
Sözde Özne : Yüklemde bildirilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden etkilenen kişi, varlık ya da kavramlardır. Başka bir deyişle gerçek öznenin olmadığı cümlelerde asıl görevi, nesne olan sözcük sözde özne görevi üstlenir. Örnek :
Yeni öğretmenler, Doğu Anadolu’ya atanmış. (Atayan kim? Yok) (Atanan kim?)
Sözde Özne Yüklem
Yerler, çok iyi temizlenmiş. (Temizleyen kim? Belli değil?) (temizlenen ne?)
S.Özne Yüklem
9- Verilen cümlelerdeki kelime gurupları:
Her içine girdiği odaya bir şefkat serinliği getiren
sıfat fiil grb.
Dişi aslan bu mini miniyi kendi yavruları arasında görünce, onu da doğurduğunu sandı.
Sıfat tam. İkileme zincirleme İ.T.
Dişi aslan bu mini miniyi kendi yavruları arasında görünce
Zarf fiil grubu
10. Önümüzdeki hafta, Pazartesi günü, yeni bir sınav var.
Zarf Tümleci Zarf tümleci Özne Yüklem
Kalemleri, defterleri, kitapları, üst üste yığdı.
B.li N.
B.li N.
B.li N. ZT. Yüklem
M.ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ 11/C SINIFI 1. DÖNEM 2. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR
1-Ahmet Muhip Dranas ile
özdeşleşen şiirin adıdır.Dıranas’ın meşhur şiirinden esinlenerek 1984’te Yavuz
Turgul film yapmıştır. Filmde alımlı ve de harbi kız Fahriye'yi onun en büyük
hayranı olan bir oğlan çocuğunun gözünden anlatıyor... Başrollerini Müjde Ar ve
Tarık Tarcan oynadı.
Fahriye, mahallenin yakışıklısı Mustafa ile gizli bir aşk yaşamaktadır. Mustafa
para uğruna ailesinin istediği biriyle nişanlanır. Fahriye de onu yaralayıp
hapse düşer. Burada onun için yepyeni bir hayat başlar.
2-Garipçilerin şiir hakkındaki düşünceleri:
a)Şiirde ölçü ve kafiyeye gerek yoktur.
b)Süslü, sanatlı, şairane söyleyişler gereksizdir.
c)Sıradan insanlar ve her konu şiirde yer almalıdır.
d)Sıradan söyleyişler ve halk ağzı şiir diline girmelidir.
e)Serbest ölçüyle şiir yazılmalıdır.
f)Toplumda görülen aksaklıkları, şiirin doğal akışını bozmadan vermek gerekir.
3-Kelimelerin anlamları:
lodos: Güneyden esen ılık veya sıcak rüzgar.
Çıngırak: Çanın küçüğü.
Itır:Güzel koku.
4-Necip Fazıl Kısakürek.
5-Orhan Veli Kanık
6-1940 sonrası dönemde
roman ve hikaye : İkinci Dünya Savaşı ve sonrası yıllarda sanatçılar roman ve
hikayede sosyal konulara yöneldiler.Köy edebiyat diye nitelendirebileceğimiz bir
edebiyat oluştu.Bununla beraber bazı sanatçılar; memur, emekli ve işçilerin
sorunlarını konu edinen eserler verdi. Bu dönem hikaye ve roman alanında eser
veren sanatçılardan bazıları: Ahmet Hamdi Tanpınar, Attila ilhan, Sait Faik
Abasıyanık, Haldun Taner, Orhan Kemal, Tarık Buğra…..
7- Verilen eserler ve şairleri:
Bayrak –Arif Nihat Asya
Çocuk ve Allah –Fazıl Hüsnü Dağlarca.
Ayaşlı ve Kiracıları-Memduh Şevket Esendal
Gurbet Hikayeleri –Refik Halit Karay
Köşe Başı – Ahmet Kutsi Tecer
8- Belirtili Nesne : Öznenin yaptığı işten etkilenen öğe adın “i” (gösterme, belirtme) durumuyla çekimlenirse belirtili nesne görevi yapar.
Belirtili nesneyi bulabilmek için yükleme “Kimi? Neyi? Kimleri? Neleri?” sorularından uygun olan biri yöneltilir. Örnek :
Çocuğun elindeki minik siyah köpeği hepimiz sevmiştik. (Neyi?)
Belirtili Nesne
Belirtisiz Nesne : Öznenin yaptığı eylemden etkilenen öğe, ad durum eklerinden biriyle çekime girmişse cümle içinde belirtisiz nesne görevi yapar.Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme “Ne?, Neler?” sorusu yöneltilir. Örnek :
Ona her zaman bir kucak dolusu çiçek götürürdüm. (Ne?)
Her gece, Kırmızı Başlıklı Kız adında bir masal anlatırdı.
Belirtisiz Nesne
9- Yozgat’ta / Hacettepe Üniversitesi’nden 12 kişilik araştırma ekibi tarafından yapılan ön incelemelerde / zengin jeotermal su
DT
kaynaklarının bulunduğu / belirtildi.
Ahmet Hamdi Tanpınar şiir, öykü, roman, deneme ve edebiyat tarihi alanlarında yapıtlar vermiş bir yazardır.
Ö
10-Verilen cümlelerde kelime grupları şu şekilde gösterilebilir:
Çocuğun sarı saçları rüzgarda dalgalanıyor.
B.li İ.T.
Küçük çocuk, elindeki kır çiçeklerini çok sevdiği arkadaşına uzattı.
Sıfat tam.
Grubu Sıfat tam. Grubu sıfat fiil grb.
M.ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
11/D SINIFI 1. DÖNEM 2. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR
1-Üç uzun bir kısa enden oluşan batı edebiyatı nazım türü. Uzun bendlerin dize sayısı 6-10 arasında değişir. Kısa bend bend tanrıya, krala, prense ithaf bendidir. Her bendin sonundaki mısra bir tür nakarattır. Masal ve hikâye niteliğindeki bendleri ele alıp işleyen, kısa ve hikâyesi olan şiirlerdir.
2-A. Muhip Dranas’ın bütün şiirlerinin özü sevmek, yaşamak ve ölüm kavramlarıdır denebilir. O bu üç temayı «bir büyük şarkı» bütünlüğü içinde ve güzellikler halinde, ama sade bir anlatımla dile getirir.
Ahmet Muhip Dranas, hece ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek gelenekselde çağdaşlığı yakalayan, çağrışım gücü yüksek; yurdu, insanı ve doğası ile barışık; alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazdı.
3- Kelimelerin anlamları:
dalyan: Balık tutmak amacıyla kıyılara yakın mesafede kurulan sabit ağ sistemi.
dok:Gemilerin yapımı ve tamirinde kullanılan havuz.
sak: Gülün sapı.
4-Bu şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır. Şiiri ise “Çiçek”tir.
5-Edebiyatımızdaki gelişmeler deneme ve eleştiri ile yeni bir boyut kazanmıştır. Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Kaplan, Ahmet Kabaklı, Cemil Meriç, Sezai Karakoç ve Fethi Naci en önemli deneme ve eleştiri yazarlarımızdandır.
6-İkinci Yeninin ilkeleri:
a)Şiirde hikayeci anlatım yolu terk edilmelidir.Çünkü şiir, hikaye değildir.Anlatım kapalı ve soyut olmalıdır.
b)Söyleyiş, anlamdan daha önemlidir.
c)Şiirin üslubu, konuşma dilinden uzak, özgün ve mantık dokusundan arındırılmış olmalıdır.
d)Şiir; felsefi arayış, mutlak gerçeği bulma ve problemlere çözüm üretme sanatı değildir.
e)Ahlaki değerler, erdem, gerçek gibi temel değerler, şiirin amacı olmamalıdır.
f)Şiir bir görüntü sanatıdır.
h)Şiirden ahenk, ölçü ve kafiyeyle değil; musiki ve anlatım zenginliğiyle sağlanmalıdır.
7-Verilen sereler ve yazarları:
Han Duvarları - F.Nafiz Çamlıbel
Kaldırımlar - N.F.Kısakürek
Otuz Beş Yaş - Cahit Sıtkı Tancı
Memleket Hikayeleri - R.H.Karay
Kurtlar Sofrası-Attila İlhan
8-Yüklem: Cümlede; iş, oluş ve hareket bildiren kelimelerdir. Çekimlidir. Yüklem, cümlenin ana unsurudur. Yüklem olmazsa cümle olmaz. Yüklem genellikle cümlenin sonundadır. Şiirlerde ortada veya başta bulunabilir. Bir cümlede bir tek yüklem vardır. İki tane yüklem varsa, iki tane cümle olur.
Örnekler: Ali okula geldi. İbrahim, Niğde’ye gitti. Öğretmen, ödevlerimize baktı.
9- Cümlelerin ögeleri:
Bu adam, sorduğum tüm soruları yanıtsız bıraktı.
Ö B.li Nesne ZT Yüklem
Çocuk, iki saatten beri durakta otobüs bekliyor.
Ö ZT DT B.siz N Yüklem
10—Verilen cümledeki birleşik fiil ve fiilimsi grupları :
Sürekli olarak : zarf – fiil gr
İnsanları eğitmeyi : isim – fiil gr
Sürekli olarak İnsanları eğitmeyi görev edinen : sıfat – fiil gr
Şaşırıp kaldım : birleşik fiil gr (deyim halinde birleşmiş birleşik fiil gr )